Başka Bir Şey, Bölüm 2/3: İş Adamı
"Benim güzel açlık enerjim, benim güzel uykusuzluk direncim, benim karanlık sırrım. Işık değmemiş nokta bırakmayacaktım varoluşunda. Karanlıkta kalmak istedin, karanlığım senindir. İstemezsen güneşin doğduğunu bile hatırlamam."
Bir fısıltı gibi sadece yakın mesafede ve etraf sessiz olduğunda duyulabilecek bir fikir yakaladım. O fikri tuttum aklımda. Bir fikri akılda tutmanın yolu onu düzenli ya da düzensiz aralıklarla sık sık kendi kendine doğru kelimelerle anlatmaktır. İşim bu oldu, işimi iyi yaptım.
Böyle fırtınalı kelimeleri arka arkaya sıralayan derimi ve tüm kıyafetlerimi, ve tüm duygusal boşluklarımı önce bir varile koydum, sonra bir güzel yaktım. Bir fısıltı gibi sadece yakın mesafede ve etraf sessiz olduğunda duyulabilecek bir fikir yakaladım. Sık sık kendi kendime de tekrarladım ve unutmadım; şu anda da aklımda.
Herhangi bir dış varlığın en ufak bir fikrine ve kodlamasına gram eyvallahı olmayan bir şeye doğru şekil aldım. Aldığım şekil oynadığım tüm oyuncakları terk ettirdi bana. Terk etmeyi kabul edip akışı takip ettim. Başka bir şeye doğru. İşim bu oldu. Beni ben yapan tüm Freudien travmalarımı aldım, Jung'un kolektif suyunda boğdum. Hiç kimseyle kolektif molektif değilim artık. Ne yaptığımı iyi bilmek işim oldu; işimi iyi yaptım.
İyi mi kötü mü, değer mi kaçalım mı, kalalım mı gidelim mi gibi sorular başka sorulara doğru giderken emniyet kemerini kontrol ettin, emniyet kemerimi kontrol ettim. İşimiz bu oldu. İşimizi iyi yaptık. Üstelik bu, hareket etmeyen bir arabada oldu. Emniyet kemerini duran bir arabada kontrol etmek yangını söndürdü mü? Hayır.
Peki bu kadar komik olan ne?
O şey, o başka bir şey. Göründüğü kadar duygusal ya da duyulduğu kadar akılcı değil. Başka bir şey işte.
25.08.2021, Denizli
A.



Yorumlar
Yorum Gönder