Kabuk Değişimi

 "Aynı derdin mültecisiyiz."


Toplayabildiğim tüm enerjimi yumruğuma topladım. Parmak uçlarıma özellikle. Çok da güçlü bir şey yok ortada ama deneyeceğim işte. Son bir kere daha vurabilmek için. Vazgeçmedim. Vazgeçemedim. Vazgeçemeyeceğim. Hep bunu söylememiş miydim? Ya ibretlik ya da güzel bir örnek diye. Bunu söylerken kendime aldığım riskin boyutunu hatırlatmak istemişim sanırım. İnsanın kendisine geçmişten notlar bırakması önemliymiş. Kendime bıraktığım notlar sayesinde sabah yataktan sürünerek de olsa kalkabiliyorum. Akşamları basan o zehirli gazları yutup da zehirlenmeyişimin sebebi belki de sadece kendime bırakmış olduğum bu notlar. 

Mülteci, bir başka yere sığınan kimsedir. Yaşamsal döngüler içerisinde herkes sadece sığınmıyor mu? İstediği yere değil, başka bir yere sığınan insanlar güruhu oluşturuyor gözümün gördüğü dünyayı. Gözümün gördüğü dünyanın da bir ötesi vardır elbette ama ben ne anlarım ki? Gözüm beni görüntülerle sınırlamak için tasarlanmamış mı? Sığınmayı reddedip açlığa, şiddete, yağmura ve soğuğa; ve nefret söylemlerine karşı gelen, en azından gelmeye çalışan kimse yok. Hepimiz mülteciyiz.

Aklı ne kadar çalışırsa çalışsın insanın yaşamı bedeniyle ve o bedene destek olan dış kaynaklarla sınırlı. Hawking'e elini sıktığında ekrana kelimeler sıralayan bir alet verilmese, Her Şeyin Teorisi'ni okuyamazdık. Bu örnek yeterince düşünen insanlara yeterli olur. Aklımız eminim ki başka bir hayat çizgisi tercih ederdi ama buna cesareti olmadığı için bedenlerimize sığınmış. Aklımız bile mülteci. 

Halbuki düşünüp bi karar vermek, ve o kararın arkasında zamanın eskiticiliğine, yıpratıcılığına ve yaralayıcılığına karşı durabilmek tüm mesele. Her darbede kalkıp bir ders çıkarmak, o dersi alıp eve giden yolda bir adım daha atabilmek için bütün dersleri aklında tutmak. 

Güç mültecisi, şehvet mültecisi, ilgi mültecisi, başarı mültecisi, para mültecisi, şefkat mültecisi, alkol mültecisi, yol mültecisi, müzik mültecisi, görüntü mültecisi, sorumsuzluk mültecisi, serserilik mültecisi, varını yoğunu sergileme mültecisi. Sen, siz, hepiniz. 10 metre karelik bir sahnede ve hem ışıklar altında hem de ışıklar kapandığında kendi dediği şeyi öldüresiye döven bir bireyin mücadelesini sadece izleyebilirsiniz. 

Sessizce can yakmadan oturmayı öğrendim. Sorumluluğun bilincine vardım. Birini, birilerini temsil etmenin yükünü öğrendim. Vefanın gerçek anlamını öğrendim. Her bir mültecilik damgasını yara kabuğu sökermiş gibi kanata kanata söküyorum. Tercihim net. Arkama bir kez daha bakmayacağım. 


https://youtu.be/NEK0hp6GXD8


30.08.2021, Denizli

A.






Yorumlar

Popüler Yayınlar