GÖÇ - FİRUZE
"Sürekli aynı renklere (daha doğrusu aynı ışık seviyesine) ve aynı seslere maruz kalınca aklımıza gelen kelime çeşitliliği belirli bir çerçeveyle sınırlanıyor. Bu sınırları fark edersek de sıkılıp hareket ediyoruz, maruz kalacağımız ışık seviyesini ve sesleri çeşitlendiriyoruz. Bu da bizi hayatımızın temel sorunu olan can sıkıntısından geçici olarak kurtarıyor. Doğduğumuz andan itibaren bu böyle olduğu için geçici kurtarışların müptelası olup çıkıyoruz.
Peki ya bu geçici kurtarışlardan, ışık seviyelerindeki ve seslerdeki değişikliklerden de sıkılırsak; o zaman n'olur?
"Camus'a dönüşürüz!", "Nietzche'yi anlarız!" diye heyecanla bağıranları duyar gibi gibiyim. Bi sakin olun arkadaşlar tamam okudunuz kültürlüsünüz maşallah Allah kültürünüzü artırsın.
İşin özü şu ki; hareket halindeyken canımız sıkıldığında, yeni ışık seviyelerine ve seslere ihtiyacımız olduğunda bunlara erişim sağlayabilecek halde değilsek aklımız geçmişteki çeşitlilikleri beynimize bir film şeridi olarak gönderiyor ki onu can sıkıntısı denen cehennemden kurtarsın.
Evet, sıkıntı beynimiz için cehennem. "
Gülümsüyorum. Firuze bana bunları öğretmemiş olsaydı, şu an "Şüphe"nin saldırması için tam uygun zamandı. Günlerdir açık denizde, aynı ışık seviyesinde ve aynı sesler eşliğinde aynı hareketleri yapıyorum. Basit gerçeklikte gözlemlenebilir tek durumum bu. Ancak çok uzaktan büyük resmi incelerken ayrıntılara dikkat eden bir çift göz işin içindeki dahiliğe hayran kalabilir. Hayran kalabilir diyorum çünkü bunu fark eden herhangi bir gözlemcinin başka bir his opsiyonu yok.
Neyse.
Günlerdir açık denizde, aynı ışık seviyesinde ve aynı sesler eşliğinde aynı hareketleri yapıyorum. Beyin can sıkıntısı denen cehenneme gireli uzun zaman oldu. Ancak yeni ışık seviyesi ve ses çeşitlerinden mahrum kalmasına rağmen geçmişteki çeşitlilikler beynime film şeridi olarak gelmiyor. Bu, kalkanın çalıştığını gösterir.
"Şüphe"nin yukarılarda bir yerlerde hayret içerisinde beni izlediğine adım gibi eminim. Hatta havanın durumuna bakılacak olursa bazı molekülleri feci azarlıyor bile diyebilirim.
Söz ve eylem arasındaki fark kendi hayatım için gözle görülebilir halde. Yordu, ama değdi.
Su soğumaya başladı. Ya da ben öyle hissetmeye başladım. Hislerin bir yorum olduğunu ve yorumların sürekli değiştiğini bana öğrettiğin ilk dersi tekrar hatırlamaya ihtiyacım bile yok. Her saniyesini ezbere canlandırabilirim.
Çok teşekkür ederim Firuze. Evde olduğunu biliyorum.
Burdan sonrası senin için.
https://www.youtube.com/watch?v=vQ-SWlCWNyE
14.04.2020, Denizli
A.



Yorumlar
Yorum Gönder