POLLYANNA'NIN DİŞİ KANAMIŞ, KAN TUTMASI OLANLAR BAYILMIŞ



Bir insan tanımak temelde üç ana kısma ayrılır; merak etme, öğrenme ve hayal kırıklığı.

Son kısım her zaman hayal kırıklığıdır. Çünkü ikinci kısımda, yani “öğrenme”de tanıdığımız insan hakkındaki bilgilerimiz artar. Bir insan hakkında ne kadar çok bilgi edinirsek, o insan bizim için o kadar parçamızlaşır. O insan ne kadar bizim parçamız olmuşsa, biz de hayal kırıklığına o kadar yakınlaşırız. Bizim parçamız olmaya başlayan kişi, bize kendimizi hatırlatır.

Ve biz, kendimizi sevmeyiz. Zaten ilk başta kendimizi sevmediğimiz, kendimizden kaçtığımız için tanışmışızdır o başkasıyla. Yarım, eksik ve yavaşızdır biz; yani “kendim” dediğimiz kişi.

Başlangıçlar üzerine kurulu beyin düzenimiz bitişleri unuttuğu için elimize ve gönlümüze aldığımız her şey başlangıç planına göre şekillenir. Oysa bitişlerle sınırlandırılmış hayatımıza büyük çerçeveden bir kez bile bakmayız. Sonra kendimizi daha çok sevmeyiz. Sevmediğimiz bir şeyle sürekli birlikte olmak bir süre sonra aklımıza kaçmayı getirir. Sonrasında başkasıyla tanışma işte, anlattırmayın baştan.

Behçet abim bunu çözmüş olacak ki:

“Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı,
Bitmeyen işler yüzünden.”

demiş.

Behçet abimin ellerinden öperim.

Bir insan tanımak temelde üç ana kısma ayrılır; merak etme, öğrenme ve hayal kırıklığı.

Eğer bu bir kuralsa, istisnanın ne demek olduğunu öğrenmek üzeresiniz, hatta üzereyiz; hep birlikte.

Nasıl ama, yine Pollyanna'lığım üzerimde değil mi? 

Her neyse.

https://www.youtube.com/watch?v=9d_YghQJL28

01.04.2020, Denizli
A.

Yorumlar