KULE

 


Üzerinde yeterince çalışılmamış hayaller, belirli bir süre sonra yargıya dönüşür. Eğer bir hayalin üzerine yeterince alın teri dökülmezse, kişi kendi içinde mahkemeye çıkar. Kişi, kendisini suçlu bulur. Kişi, kendi mahkemesi tarafından cezalandırılır. Bu cezalardan ders almak lazımdır.

Başka mahkemeler torpilli olabilir. Başka mahkemelerin yargıçlarına rüşvet verilebilir. Başka mahkemelerde Kevin Lomax kişiyi ipten alabilir. Bunların hepsi başka mahkemelerde olur. Ancak başka mahkemeler yanıltıcıdır. Benim mahkememde kaç suçlu beraat etti saymaya kalksam yorulurum. Hali hazırda yorgun olduğum için kimseyi sayacak halim de yok. Merhamet kötüyü yanıltır. Kötü, merhameti zaaf olarak görür. İyi, kötüye de merhamet edebildiğinden dolayı iyidir. Bu paradoks başka mahkemelerin anayasasıdır. Benim mahkemem herkesin başka mahkemesi olduğu içinse duruşmaya çıkan herkes elini kolunu sallayarak oradan ayrılır. Kötü, kötülüğüyle kalırken ben iyiliğimle kalırım. Kural bozulmaz, yasa kendini tekrarlar.

Kişinin kendi mahkemesiyse uzun süreli konsantrasyon eseri emek emek oluşturulur. Bu uzun süreli konsantrasyon insan doğasının merkezi olduğu için bu mahkemede paradoks oluşmaz. İyi niyetle cehenneme döşenen taşlara basan ayaklar, yolun sonunda yanar. Bu nettir, bu şaşmaz. Bunu göremeyene acınır, bunu görmemeyi tercih edene üzülünür. Kişinin kendi mahkemesinde kimse kimseye kızmaz. Öfke, başka mahkemelerin işidir. Kişinin kendi mahkemesinde bir şeyleri kavrama esastır. Kavrama zamanla piramitsel oranda ilerler. Erken kavrayan zirveye tırmanır, zirvede kavrayan tadına varır, zirveden düşüşte kavrayan yer çekimine karşı koymaya çalışarak acı çeker. Erken kavrayan zirvedeki kavramayanı uyarmaya çalışır. Tercihini yapamayan tercihini yapanı suçlar. Zirvedeki yükselişte olana tepeden bakar. Bu bir hatadır. Kişinin kendi mahkemesi böyle şeylerle çok yavaş, çok uzun bir oluşma yolculuğuna başlar.

Ne istiyosun diye sormadan yapılan her yardım temelinde bir miktar zarar barındırır. Sevginin bilinçsiz ve akıl barındırmayan bu kısmı duygusaldır. Temelinde bir miktar zarar barındırdığı halde bu kumarı oynamak da duygusaldır. Duygular okyanusların kıyıya kustuğu dalgalardır. Kusulan dalgalarla okyanusu tanıdığını iddia etmek yanlıştır. Yanlışları ısrarla tercih etmek hayatı zorlaştırır. Yanlışların ısrarla hayatı zorlaştırdığı alanlara odaklanmak yanlış yapmayı bulaşıcı hale getirir. Yanlış yapmamaya çalışanların yanlış yapanları sevmesi ancak ve ancak kişinin kendi mahkemesine yüzlerce kez çıkıp kendini yüzlerce kez cezalandırdıktan, ve bu cezalardan ders aldıktan sonra baş edebileceği bir şeydir. İşin ilginç tarafı bu paragrafta bahsettiğim hiçbir şey benimle ilgili değil. Ben içimdeki zehri anestezi kullanmadan söktüm, kumar falan da oynamıyorum.

Başka mahkemelerde yaptığım torpilli güzel yolculuklar neticesinde vakti geleceğini bildiğim ama asla hazır olmadığım kendi mahkememe çıkıyorum. Tercihlerim belli. Kontrol edemeyeceğim şeylerin güzelliği ve iyiliği adına elimden geldiğince güçlü bir şekilde güzel dileklerimi gönderdim. Uzun süredir konsantre olduğum her şey adın kendimi en adil şekilde yargılayacağım.

Sonrası güzellik olsun.

https://youtu.be/89PY0gqvSYI


27.07.2021, Denizli

A.

Yorumlar