TESPİT, TELAFİ, KANIT, HIZ
Ön bilgi: Enerji üretiyoruz, enerji tüketiyoruz. Belirli bir seviyede enerjiye sahibiz. Çoğu zaman da sahip olabileceğimiz enerjinin tamamına ulaşmaya çalışmıyoruz.
Yukarıda paylaştığım ön bilgi hayatın özeti. Atp üret, Atp tüket. Özetle doğumdan ölüme kadar yaptığımız tek şey bu. Geriye kalan her şey de tekrar enerji üretemez hale gelene kadar oyalandığımız araçlar.
Günümüz çağında benden çok daha fazla zeki olan ve niyetlerinin çok da iyi olduğuna inanmadığım insanlar bu özeti çok iyi kavramış olmalılar. Çünkü kendileri haricindeki herkesi bu enerji döngüsünün dışına itmeye çalışıyorlar.
Farkındaysanız dünya insanları eskisinden daha yavaş hareket ediyorlar. Daha çok oturmak, daha çok izlemek, daha çok fikir belirtmek bilinçaltında otomatikleşmiş istekler haline gelmiş durumda. Ama eylemlerin sayısına bakarsanız bu isteklerle ters orantıda olduğunu görebilirsiniz.
Bunu şöyle somutlaştırabiliriz: herhangi bir insana daha az çalışıp daha çok para ister misiniz diye sorun, cevap evet olacaktır. Bunun nedenini sorarsanız da kendisine ve sevdiklerine vakit ayırmak istediğini, tatil yapmak istediğini falan söyleyecektir. Fakat spesifik olarak şu eyleme geçeceğim diyen bir insan bulma şansınız oldukça düşük. Yok demiyorum bakın, düşük ihtimal diyorum.
Ekranlar ve sesler tarafından programlanmakta olan türümüz bu ekran ve sesleri programlayanlarla programlananlar arasında bir hiyerarşiye doğru sürükleniyor. Bunun iyi veya kötü olduğunu düşünmüyorum, zaten düşünseydim de bu düşünce bana ait olmazdı.
Sadece beni rahatsız eden bazı şeyler var ve onlardan kurtulmak için büyük resmin tamamına bakabilmek istiyorum.
En basitinden günümüzün ilerlemekte olan modası takip edildiğinde bir insanın başarısı gözümüzün onu kaç kez gördüğüyle ölçülüyor. Algılanma ve tanınırlık diğer her şeyin önüne geçmek üzere. Bunun ölümlü bir varlık için doğru bir tercih olduğunu düşünmüyorum.
Müzik ve ekran olmadan zaman geçiremiyoruz. Bir çoğumuz bir şeyler izlemeden yemek yiyemiyor. Gece olduğu zaman ekrana bakarak sızmak uykuya dalmanın en yaygın yolu. Kimse ışıkları kapatıp karanlıkta gözlerini kapatarak uyumuyor. Yolda yürürken ya da toplu taşıma araçlarında müziksizsek kendimizi tedirgin ve negatif hissediyoruz. Bunların hepsi doğamıza zıt şeyler.
Ekranlar ve sesler beynimizde alternatif bir gerçeklik yaratma yolunda ilerleme kaydederken asıl gerçekliğimize karşı sıkılganlık ve uzaklaşma beslemeye başlıyoruz. Sessizlikten ve ışıksızlıktan korkmaya başlıyoruz ama bu korkunun üzerine gidemiyoruz çünkü tembelleşiyoruz.
Tembelleşiyoruz çünkü Atp üretim ve tüketim oranımız azalıyor.
Bunun telafisi mümkün mü? Bana sorarsanız hayır. Zaten bir çok insan da bilinçaltında bunun artık telafisi olan bir durum olmadığını düşündüğü için kendisini akışa bırakmış durumda.
Size ve kendime naçizane bir tavsiye verecek olsaydım bu kendinizi dinlememeniz olurdu. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi ekran ve seslerle programlanmakta olan bilincimiz artık güvenilebilir sınırlarda değil. Hayvan cinayetleri, oteller için yakılan ormanlar, tecavüzler, işkenceler, sürekli fast food tüketerek ekran başında oturan bireyler ve özellikle eğitim denilen zırvalık göz önünde bulundurulduğunda insan bilincinin sağlıklı olmadığı kolayca kanıtlanabilir.
Hızla kendimiz diye adlandırdığımız şeyden kaçmalı ve kodlar yazmalıyız. İyi olmak, bencil olmamak, dünyanın bizden daha büyük ve önemli olması, fedakarlık ve çalışkanlık, yanlışlara ne pahasına olursa olsun karşı gelmek gibi temel kodlarımız olmalı. Ve hissettiklerimiz ne olursa olsun bu kodlara bağlı kalmalıyız. Çünkü hissedeceğimiz şeylere biz karar veremiyoruz. Bir sabah kalktığımızda çok mutluyken bir sabah uyandığımızda çok öfkeli olabiliyoruz ve maalesef şu an bu değişikliğin kaynağını takip edemiyoruz.
Kodlarınızı yazın, ve onlara bağlı kalın. Gelecek nesiller için belki gülünç olarak algılanacak bu yazı için onlara şunu söyleyebilirim; Türkiye’de, Denizli’de yaşıyorum buradan bakıp aklımla aradığımda başka bir çözüm yolu bulamıyorum. Umarım siz bulmuş olursunuz.
https://www.youtube.com/watch?v=UBjs68dTr3M
https://www.youtube.com/watch?v=UBjs68dTr3M
26.05.2020, Denizli
A.



Yorumlar
Yorum Gönder