Kronos Mizanseni: Fırtına İçi
"We don't pick the ballroom. We just dance."
- Spider-Man: Into the Spider-Verse (2018, Bob Persichetti, Peter Ramsey, Rodney Rothman)
Aşırı uykusuz kaldığım gecelerden birinin sabahında başladı ikinci periyod. Ruhum ve bedenim arasındaki farkı olabildiğine belli ettim kendime. İnsanın kendisine böyle farkları belli etmesi çok önemli bir şey. Hatta diğer çok önemli şeyler arasında baya üst sıralarda yer alıyor diyebilirim. Her ne kadar Maslow'a göre önemli şeyler piramidin alt kısımlarında yer alıyor olsa da, bazen üst sıralarda yapılan değişiklikler daha fazla etki gücüne sahip olur.
Ruh ve beden ilişkisi hakkında bulunmak istediğim bazı beyanlarım var. Bu beyanların kabul görürlüğü büyük oranda sübjektif olmakla birlikte objektif olarak bu beyanları reddedenlerin yaşamsal zekalarının az kullanılmaktan pas tutmakta olduğunu iddia etmek narsist diye tanımlayabileceğiniz şahsiyetim için egosal düzlemde bir ta*ak konusudur. Basitleştirecek olursam; herhangi bir duygusal bağlama aklını dahil edenleri duygusuz olarak nitelendiren her birey tarafımca küçümsenmeye layıktır.
Ölüm kadar net bir kavramı akılsızca duygularla besleyerek zaman israfına sebebiyet veren bu iletişim yoksunu zavallılardan olmamak için yaratıcının bizimle dalga geçme amacıyla ellerimizi bağladığı zaman şakasına gülebilmek lazım. Gülümsemek de tamamen cesaret ve sevgi gerektiren bir eylemdir. Cesaret ve sevgi de toplumsal geri zekalıların iddia ettiği gibi yürek değil, akıl gerektiren şeylerdir. Ancak aklını ruhuyla birleştiren bir birey ellerini zamanın düğümlerinden kurtarabilir ve yaşadım diyebilir.
Rüyanızda görseniz yıllarca terapi görmenize sebebiyet verecek şeyleri tek eliyle mucizelere dönüştürebilen bir kadın tanıyorum; aklı ve ruhu bir. Böyle bir kıstas karşısında ağzınızdan çıkanları ciddiye alacağımı düşünmeniz objektif olarak salaklık. Bu küçümseme ve ciddiye almama durumunu şahsi egoma ve narsisizme bağlamanızsa tam anlamıyla cahillik. Aklı ve ruhu bir olan birini tanımanın yarattığı sorumluluğun sebep olduğu farkındalığı göremeyenler güruhu; siz, Saramago'nun kimseler onları görmediğinde ayak bastığı yerlere sıçan ve bundan utanç duymayan parazitlerden başka bir şey değilsiniz. Tüm çabam sizin gibi olmamaya hizmet ediyor.
Yeterince aşağılanmış ve kafası karışmış hissettiğinize göre beyanlarıma başlayabilirim.
Ruh, talep mekanizmasıdır. Bedense ruhun taleplerine olumlu ya da olumsuz yanıtlar verebilmek için tasarlanmış üç boyutlu mucizeler bütünüdür. Ruhun taleplerine ne kadar olumlu geri yanıt verilebilirse o kadar yaşadım denilebilir. Ruh, üç boyutun dışında taleplerde bulunur. Beden bu talepleri bir çevirmen aracılığıyla üç boyuta döker ve taleplere yanıt verir. Ruh ve beden arasında çevirmenlik yapan bu tercüman da akıldır. Buraya kadar yazdıklarım sözlüksel tanım olarak ele alınsın isterim. Tanımsız beyanlarda bulunanlardan da uzak durmanızı tavsiye ederim. Dört yazıdır bahsettiğim o Başka Bir Şey'in en özel ve en güzel odamda kendine yer edinmesi, bütün beyanlarını eksiksiz tanımlamasından dolayıdır.
Aklın tercümanlığının önemi, beyanlarımın merkezidir. Herkes aklını ruhunun dilini iyi anlayabilmek için eğitmelidir. Apollon Tapınağı'na altın harflerle kazınan "Know Thyself" tamamen bunu kastetmektedir. Dünyada var olan binlerce farklı ağız dili gibi binlerce farklı ruh dilinin var olduğunu hiç çekinmeden öne sürebilirim. Öte yandan ağız dilleri nasıl sadece ses farkına sahipse, ruh dilleri de aynı şekilde duyanlar değil de dinleyenler için önemsiz bir fark temsil eder. Ağız dilleri hangi seste olursa olsun iletişim amacına sahipse, ruh dilleri de fark gözetmeksizin yaşantıyı zenginleştirme amacına sahiptir. Ruh dilini öğrenen talebi doğru algılar, talebi doğru algılayan bedeni doğru terbiye eder.
Ruhunu duymayan sağırlar dünyasında ruhunun dilinde konuşabilen toplumsal etik ve ahlak saçmalıklarından kendini arındırmış; ses fark etmeksizin iletişim kurmaya cesareti olanı kükreyen fırtınamın içinde bekliyorum.
Hazır olduğunda gel ve al.
04.02.2022, Denizli
A.


Yorumlar
Yorum Gönder