EJDERHAMI NASIL EĞİTİRİM
Hayat, sihre izin verilmeyecek şekilde tasarlanmış. Popüler ya da vintage müziklerin on beş saniye içerisinde aklınıza getirdiği ve Alaaddin’in lambasındaki cinin bir parmak şıklatmasıyla isteklerimiz doğrultusunda değiştirebileceğini umduğumuz bir senaryo içerisinde değiliz.
Travmatik inişler ve unutturucu çıkışların aklımızla bir top gibi oynadığı zaman süzgecinde ve ayrıntıya dikkat edenlerin negatif ayrımcılığa maruz kaldığı gündelik yaşam denilen bu saçmalıklar düzeninde genellikle önemsenen şey kazanan olmak.
Kazananların mimikleriyle, dış görünüşleriyle ve ilgi zenginlikleriyle kandırılmış yapay deneyim, gerçek deneyimi almış yerden yere vurmuş. Yerden yere vurulduğu için aciz görülen gerçek deneyim terk edilmiş. Gerçek deneyim kazanan olmadığı için bu olmuş.
Bir ejderham var. İşte ateş üflesin, uçsun, acıkırsa tuttuğunu yesin. İşi, gücü, derdi bu. Aklı var fikri yok, insan değil sonuçta. Ama gündelik yaşam onu da kazanan olmaya zorluyor. Halbuki kazanmak fikir işi. Bir geyik bir aslan tarafından avlandığında kaybetmiş olmuyor. İnsansı fikirler onu kaybetmiş olarak niteliyor. Neyse ejderham diyordum. Açlığı biraz uzarsa kızıyor, kızdığına pişman oluyor, doyunca bütün kızgınlığı geçiyor. Ara ara düşünüp zıtlıkların birbirlerinin etkilerini güçlendirdiğini falan da savunabiliyor. İşte açlık ne kadar güzelse doymak da o kadar güzel, hiç acıkmasak doymanın kıymetini bilmeyiz gibi şeyler geveliyor. Bu gevelemeler tokken oluyor. Açken hiç gevelemez.
Ejderham gevelemediği zamanlarda kelimeler harici her şeyiyle iletişim kuruyor. Kurduğu bu iletişimin yarı farkında, daha fazla farkındalığa da potansiyelli aslında ama büyük ihtimalle katlanası yok. Sanıyor ki eleştiriliyor. Eleştirilmediği yerde eleştirildiğini düşünüp daha sert eleştirilerle kazanan olmaya çalışıyor. Devasa cüssesine aynada bakıp "bana da kazanmak yakışır" diye düşünüyor. Devasa cüssesi onu bazen herkes tarafından, bazen de kendisi tarafından korkutucu olmakla itham ediyor.
Ejderhamı nasıl eğitirim? Eğitilmiş bir ejderha iyi kötü ayrımı yapmaksızın deneyime bırakır kendisini. Acıkırsa av arar, güneş gözünü alırsa alev hapşurur. Bundan da ötesi yoktur. Karmaşıklığa göz dikmiş ejderhama önce güzel bir yemek yedirip sonra karmaşıklığın şahaneliği üzerine bir nutuk çeker, ve zıtlık gevelemesi için onu manipüle edersem, kendi kendisine sadeliği övdüğü için ve bu sadeliği kendisi keşfettiğini sandığı için, bu fikir kavgasının kazananı olmak adına işin özüne gider belki.
Manipüle kelimesi kimseyi triggerlasın istemem. Manipülasyon gündelik yaşamda aksedildiği kadar negatif bir şey değildir. Hele ki konu ejderha eğitmekse.
02.09.2021, Denizli
A.



Yorumlar
Yorum Gönder