RENK PALETİ BÖLÜM 7: KOYU YEŞİL



Bir sabah kalktım ve kaçtım. Tam olarak nereden kaçtım ve nereye yöneldim bilmiyorum. Bilinçsizce hareket etme modasına ayak uydurmak için mi bunu yaptım, işime gelmediği için mi bunu yaptım ya da korktuğum bir şeyden mi kaçtım bilmiyorum. Hepsini bilmememin sonucu olarak bilinçsizce hareket etme modasına ayak uydurmuş oldum. Yani bilinçsizce hareket etme modasına bilerek ve isteyerek uyanlar beni kendilerinden saydılar. Ben de buna itiraz etmedim.

İtiraz etme fırsatıyla ara ara karşılaştım ancak bunu yapmak hiç içimden gelmedi. Kaçmanın sunduğu keşifler, barındırdığı risklerden daha ağır bastı. Kefenin bir yanı risk, bir yanı keşifken riski hesaba kattığım hiç olmadı. Büyük ihtimal bundan sonra da olmaz. Küçük ihtimal bundan sonra birkaç kez olur.

Bu anlatacaklarım riskleri görmezden gelmemi sağlayan keşiflerim hakkında.

Kaçma psikolojisi beni ilk olarak bir yol ayrımına getirdi. Bir tabelada "İnkar", diğer tabelada "Kabulleniş" vardı. İnkar yolu kaçmanın tam anlamıyla kaçma olarak hissedilmesini engelleyen bir atmosferle kaplıydı. Kabullenişi seçtim. Kaçtığını bilerek kaçmak biraz sıkıntılıydı. İlk adımı atar atmaz bilinçsizce hareket etme modasına ayak uyduranlar tarafından dışlandım. Sonra bilinçsizce hareket etme modasına ayak uyduranlar tarafından dışlananlar beni kendilerinden saydı. İtiraz etme fırsatıyla ara ara karşılaştım ancak bunu yapmak hiç içimden gelmedi. O an fark ettim ki yeterince meşgulken içimden itiraz etmek gelmiyor. Yeterince meşgul olmadığım zamanlarda oluşan itiraz isteğime itiraz ettim ve itiraz pılını pırtısını toplayıp beni terk etti. Dur yapma diyemedim çünkü benim dur yapma dememi sağlayan itiraz kuvvetini de bavuluna koyduğu için sessizce izleyebildim sadece. 

Eğer bu yazdıklarımı okuyorsa itirazıma lütfen geri dönmesini rica ediyorum. Aslında bu aralar tek yapabildiğim de bu diyebilirim; rica etmek. 

Bir insanın yapabileceği kaç şey olması gerekir? Mesela tek yapabildiği rica etmek olan bir insan kötü, beceriksiz, yetersiz ya da yeterince donanıma sahip değil durumda mıdır? Bütün bu yargıların kaynağı nedir? İyiye neden iyi, güzele neden güzel, çirkine neden çirkin, kötüye neden kötü derim? Kontrol mevzusunu çözeli üç yıl oldu diye düşünüyordum ancak sonuca bakıldığında Moriarty öldükten sonra Sherlock da üç yıl boyunca geriye kalan şebekeyi çözmekle geçirmemiş miydi? Bu soruları sabah akşam varoluşsal nedenleri sorgulama modasına ayak uydurmak için mi soruyorum yoksa gerçekten merak mı ediyorum bilmiyorum derken sabah akşam varoluşsal nedenleri sorgulama modasına ayak uyduranlar beni kendilerinden saydılar ve bütün merakım gölgede kaldı. Buna itiraz etme fırsatıyla ara ara bile karşılaşamadım çünkü itirazım beni terk etti. İtirazımın beni terk etmiş olması içerlenecek bir şey mi bilmiyorum. Buna içerlediğimi hissediyorum ancak hislerime kulak vermeyeli uzun zaman oldu. Hislerine kulak vermeye vermeye yalnızlaşma modasına ayak uyduranlar beni uzun zamandır kendilerinden sayıyorlar zaten. 

Kaçarken her çeşit modaya ayak uyduranlar beni önce kendilerinden sayıp sonra dışladılar. Hissettiklerim ve düşüncelerim beni onlarla önce içli yaptı sonra dışlı. Çeşit çeşit modalara ayak uyduranların önce içini sonra dışını bilmek beni aydınlattı mı bilmiyorum. Sonra kendime bilmeye bilmeye bir kızdım bir kızdım, çok kızdım işte. İtirazım gittiğinden beni doğru mu yanlış mı olduğuna bir türlü karar veremediğim keşiflerimden biri bu. Her çeşit modaya ayak uyduran çeşitli ayak uydurucular beni kendilerinden saydıkları esnada onlara kızdığım bazı konular vardı. Onlara kızdığım her noktanın aslında kendimde bir yerlerde mevcut olduğunu ve bu mevcudiyetin onlarla hayat bulduğunu düşündüm. İşte bu düşünce, öfkemin magmasıydı. Bu magmada yıkandım. Deriyi ateşle temizlemek ne kadar sağlıklı bilmiyorum ama kesinlikle mikrop kırıcı ve hijyenik diyebilirim. İtirazımın beni terk etme sebeplerinden biri de bu yıkanma mevzusu olabilir. İyi de hijyenik bir eylem karşısında itirazım beni terk ettiyse, belki de itirazım bir mikroptur. O zaman iyi ki gitmiş diyebilir miyim, bilmiyorum. 

Kaçtım işte. Sanırım en çok da bu "Bilmiyorum"lardan kaçtım.  Şu anda Fangorn ormanına benzeyen bir görüntüye bakıyorum; her taraf koyu yeşil. Kendime ait Ent'lerim var. Onların yardımına ihtiyacım var. Bir asker gibi yapmakta olduğum şeyleri yapmaya devam ederken başka şeylerin de peşini bırakmamak adına Saruman'la bile karşılaşmaya hazırım. 

Peki ya Akşamyıldızı? Göreceğiz.

Not: Olur da Tolkien bu yazdıklarımı okumaya tahammül ederse ona buradan teşekkürlerimi sunuyorum. 

https://youtu.be/JW248Cm3X5w


08.06.2021, Denizli

A.

Yorumlar